| Bilen beni ben sanır, Bilse beni utanır. Ne falcı beni tanır, Ne gösterir fal beni... İzler bin ifrit beni, her Bin yola sürdüm atı, Yârab 'senden iz' diye, Kandırdı İblis beni, 'ben dağ, sen deniz Bin parçaya ayırdı koştuğum Geçmedim eleğimden, Pişmanım dileğimden, Çöz bağı bileğimden; Sal beni! .. Zehri ilaç yerine sundular 'uslan' diye, Sırtımı uçuruma verdiler 'yaslan' diye, Büyüttüm gözlerimde kediyi 'aslan' diye; Öfkenin sahrasında çıldırttı çakal beni! .. Yaydan çıkmış okum ben, Kalıbımda yokum ben, N'olur bedenim de sen Kal beni! .. Ulu yolculuğuma yok iken hazırlığım, Artmakta günden güne körlüğüm sağırlığım, Çökertti dizlerimi gereksiz ağırlığım; Bunca yıl Kapılıp da fendine, Bağlandım kemendine, Köle etti kendine Mal beni... Akşamına uzanıp sabahından gönlümün, Uçurdum mürşidini dergâhından gönlümün, Beni sorumlu Ne sofî selâm verir, ne arar abdal beni... Zararımdır uttuğum, Aklımdır uyuttuğum, Taşımaz şu tuttuğum Dal beni... Ayağıma dolanan yılan oldu huzurum, Kahroldu iyiliğim övüldükçe kusurum, Ne olur ya İsrâfil, bir an farzet ki 'Sûr'um; Ebedî bir hayatın şafağında çal beni! .. Bu son dilekçem sana, Uyamadım zamana, Yârab, el uzat bana; Al beni! .. |
| Sadettin Kaplan |
GöNÜL BAhÇEM
"Nerede olursanız olun, Allah sizinle beraberdir"
Ağustos 06, 2010
Dilekçe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder